Showing posts with label blog. Show all posts
Showing posts with label blog. Show all posts

March 6, 2015

Bu Devirde Herkesin Bir Blogu Olmali

  No comments    
categories: , , ,
blog - why i blog - why blog - blog yazarligi - blogger
Blog yazmak, yalnizca 20 yillik bir gecmise sahip olsa da, bu 20 yilda cok fazla degisimden gecti. Gunluk gibi yazilan, insanlarin ilgi alanlarini, dertlerini, siirlerini, fotograflarini paylastiklari bir platformdan, is yapmanin ve pazarlamanin vazgecilmezi, markalarin isbirlikleri yapmak icin bastaci ettikleri, hatta alisilagelmis yazili basin ve yayinlarin yerini almaya bile hazir bir platform haline donustu. 

2004-2005 tarihleriyle birlikte, kisisel bloglarin populerligi hizla artmaya basladi ve 2010-2012 donemlerinde de altin cagini yasadigini soylemek yanlis olmaz bence. Su siralar ise blogu olmayani dovuyorlar neredeyse! :) Isin sakasi bir yana, pek cok kisinin kendi adina aldigi bir websayfasi var ve istikrarli olsa da olmasa da birseyler yazip paylasmaya calisiyorlar. Ayni zamanda eminim farkediyorsunuz, artik hemen hemen her firmanin da bir blog sayfasi var. Hepsi duzenli olarak icerik uretmese de, yapanlarin basarilarina katkisi yadsinamaz bir gercek. 

Peki niye herkesin bir blogu olmali?

1. Bloglar > Ozgecmisler. Standart "bir sayfalik ozgecmis"lerin ve hatta is kartlarinin yerini bence bloglar ve sosyal medya hesaplarimiz almaya basladi coktan, siz de oyle dusunmuyor musunuz? Birine CV'nizi ulastirip bir sayfalik tarihcenize goz atmasini beklemek yerine dijital ortamdan ulasip sayfanizin linkini vermek cok daha mantikli geliyor bana. Ben biriyle ilgili biseyler ogrenmek istedigimde ilk yaptigim Google'a adini yazip kisa bir tarama yapmak. 30 saniyelik bir goz gezdirmeyle genel bir fikre sahip olmak mumkun. 

2. Sizin blogunuz, sizin sesiniz! Ne hakkinda yazarsaniz yazin ve yazdiginiz konuda baska ne kadar cok kaynak olursa olsun, blogunuz, tamamen sizin dilinizden yazilmis iceriklerden olusacagi icin sadece sizi yansitir. Hem kendi sesinizi bulmanizi, hem de insanlara kendinizi duyurmanizi saglar. Kimseye ulasmasa - ki ulasacak - ve yalnizca kendi kendinize yazmis bile olsaniz, kendinizi ne kadar gelistirecegine inanamazsiniz. 

3. Blogunuz = kisisel markaniz. Zaman icerisinde bircok insanla tanisiyor, is veya sosyal iliskiler kuruyoruz. Bazen is ariyoruz, bazen isveren oluyoruz, bazense birlikte calisabilecegimiz ortak isler yapacagimiz kisileri yakalamaya calisiyoruz. Iyi oldugunuz konular, becerileriniz, basarilariniz veya basarisizliklarinizin nasil ustesinden geldiginiz gibi size dair cok degerli bilgiler sayfanizi doldurdukca, sizi arastiran bir kisi icin markaniz aninda gozlerinin onunde olacak. Bildiginiz veya cok sevdiginiz birsey hakkinda istikrarli bir sekilde yazarak otorite olarak taninmaniz ve bu konuda aranan kisi haline gelmeniz de mumkun (ne kadar cok kisinin basina geldigine inanamazsiniz - ornek: Seth Godin). 

4. Hayata daha secici bakarsiniz. Blogunuza yazacaginiz konulari belirlemeye calisirken, zihniniz ve gozunuz, cevrenizde olan biteni filtreler ve onemli-onemsiz olarak ayirmaya baslar. Bir konuya karar verdiginizde, gozlemleriniz o konu dogrultusunda biraz daha odak kazanir (algida secicilik bazen cok iyi birseydir). Ayni zamanda arastirip daha cok ogrenmenizi de tesvik eder. 

5. Isinizi pazarlamak icin muthis bir arac. Kisisel blogunuzun yaninda, is icin bloglarin onemi vurgulamakla bitmez herhalde. Trafik ceker, SEO'nuzu artirir, musterilerinizi egitir, isiniz konusunda bilgilerinizle otorite/'thought leader' haline gelir, musterilerinizle dogrudan temasta olarak iletisiminizi guclendirebilirsiniz. Urettiginiz her icerikle, satis icin lead yaratirsiniz. Daha iyisi Sam'da kayisi! 

Haydi o zaman kollari sivayin!

February 3, 2015

Blog Yaziyorum Da Ne Oluyor?

  No comments    
categories: , ,
blog yazmak
Blog yazmayla ilgili gecenlerde bir yoruma denk geldim: "Her gun online ozgecmisinizi guncellemis oluyorsunuz", diyordu. Kesinlikle cok dogru, cunku sayfaniza yaptiginiz her ekleme ve urettiginiz her yazi, dijital ortamda kalici hale geliyor ve sizinle ilgili birseyi anlatiyor. Yazi dilinizi, ilgi alanlarinizi, sosyallesmek icin neler yaptiginizi, bos vaktinizi nasil degerlendirdiginizi, kendinize ait bir platforma gosterdiginiz ozen ve istikrari da okuyuculariniz kolaylikla fark ediyorlar. Eski usul, 'universiteyi bitirdikten sonra sunu yaptim, bu staj, bu is, bu roller, bidi bidi' diye anlatilan ozgecmisleri yetersiz ve basmakalip buldugumdan, herkesin kendini ifade etmekte rahat hissettigi baska bir platformda, yazmasini, konusmasini, cizmesini, veya yaptigi sey her ne ise, onu icra etmesini daha guzel ve manali buluyorum. 

Standart ozgecmislerinizde, bir sayfaya sigsin diye kirptiginiz tecrubeleriniz gercekten sizi ne kadar anlatabilir ki? 
Ote yandan, blogunuz veya kullandiginiz baska dijital platformlarda kendinizi cok daha ozgur hissederek paylasimlarda bulunuyor, sinirlarinizi kendiniz koyuyor ve gunden gune de yeni birsey ekleyip, aslinda bir nevi gelisim takviminizi sergiliyorsunuz. Turkiye'de, niye blog yazmak istenebilecegi halen daha kafalari karistiriyor olsa da, blog yazmanin benim icin bircok guzel yani var. Herseyden once, yilbasinda, bayramda seyranda cicili bicili bir defter ve kalem hediye edildiginde 'gunluk tutabiliceem' diye sevinc cigliklari atilan bir donemde gecen cocukluk ve genclik yillarim oldugu icin, gunluk yazmayi degerli bir aliskanlik olarak goruyorum. Simdilerde kiymetini bilmemeye daha meyilli oldugumuz gundelik detaylar ve keyifler, eski gunluklerimizde uzun uzun anlatmayi bitiremedigimiz anlardi. Bir arkadasimizla gorusmek mesela, 'soyle oldu, bunlari konustuk, X soyle demis, Y cok sevinmis, cok guzel bir kahve ictik, yaninda da tost yedik', gibi detaylari barindiracak kiymetli bir gunluk yazisiydi. Iste blog yazmak, benim icin bugun halen daha bu detaylari farketmek, yazmaya ve paylasmaya deger bulmak, donup arsivleri kurcaladigimda anilari tazelemek demek. Iste bu sebeplerle, evde pisen kek, aileyle yapilan bir kahvalti veya bir tatilde sahilde boylu boyunca uzanmak, benim icin o eski kiymetini koruyor ve hatirlatiyor.

Ayni zamanda, blog yazmak, belli bir istikrarla duzenli olarak yazi yazmak demek. Ve her yazdiginiz yazida, farkinda bile olmadan kendinizi gelistiriyor, yazi dilinizi guclendiriyorsunuz. Ifadeleriniz daha net hale geliyor ve imzanizi tasiyor bana kalirsa. Ben cok uzun zamandir duzenli yaziyor olmasam da, simdiden kendime ait bir yazi dilinin olusmaya basladigini hisseder oldum. Cok iyi yazmak, cok okunmak demek degil bu, ama insanin kendini ifade edebilecek bir yontemi olmasi cok rahatlatici ve keyifli. Kimisi dans ederek, muzik yaparak, kimisi konusarak, kimisi de yazarak kendini ifade etmekte daha rahat hissediyor. Ama gunun sonunda, ben herkesin kendini rahat hissettigi bir ifade formu bulmasi ve bu vesileyle ozgurlesmesi gerektigini dusunuyorum. 
Son olarak bahsetmek istedigim, yazmak icin cok fikir edinmek gerekiyor ve dolayisiyla cok cok okumak. Yazmaya basladiginiz zaman git gide artan okuma ihtiyaci ve istegi hissediyorsunuz ve surekli kendinizi yeni bilgilerle beslemeye basliyorsunuz. Baska bloglar, haberler, kitaplar, kisisel gelisim siteleri, sosyal medya paylasimlari, sirketlerden gelismeler, surekli okudugunuz, taradiginiz ve notlar aldiginiz kaynaklara donusuyor. Bu da duzenli bir dongude kendinizi gelistirmeniz, hizlanmaniz ve uretmeniz anlamina geliyor. Ve urettiginiz sey ne olursa olsun, sizin eseriniz olmasi cok tatmin edici! :)