Showing posts with label leisure. Show all posts
Showing posts with label leisure. Show all posts

May 2, 2015

Evlere Renk Katmanin En Kolay Yollari

  No comments    
categories: , , ,
evde-orkide-yetistirmek
Evimize mobilya alirken, uzun omurlu, kullanisli, kirlenmeye/eskimeye dayanikli ve sonradan alinabilecek dekoratif esyalar ve aksesuarlara cok tezat olmayacak sekilde secerek almaya calistik. Bircok kisinin de ev doserken (ozellikle 1+1 ufak ev degil de, daha buyuk evler icin gecerli sanirim) benzer bir dusunceyle alisveris yaptigini dusunuyorum. Bu sene favori renginiz mor diye herseyi mor alirsaniz, seneye nefret etme sansiniz veya alacaginiz hicbir yeni esyayla uymama ihtimali var. Bu kriterleri bir araya getirince, bizim de sectigimiz renkler siradisiliktan uzak, daha notr renkler oldu (Tabii sevmedik diye bunlari aldik gibi bir anlam cikmasin, aksine cok severek aldik:)).

Ote yandan, ana mobilyalarinizi daha az renkli sectiniz diye evinizde canli renkler olmayacak anlamina gelmiyor. Ufak dokunuslarla sevdiginiz tum renkleri evinize katabilir, hatta mevsimlere gore bile degistirebilirsiniz. Renklerin modunuz uzerindeki etkisini de hafife almayin!

O halde, evleri nasil kolayca renklendirebiliriz?


color-coding-books kitaplari-renklere-gore-ayirmak
Kitaplarinizi renklere gore ayirin. Evinizde cokca kitap varsa, ayni renk tonlarinda olan kitaplariniz mutlaka olacaktir. Renklerine gore duzenlediginiz ve hatta bir rengi yatay, bir digerini dikey yerlestireceginiz kitaplar ve aralarina yerlestireceginiz ufak tefek eglenceli objelerle evinizin kitapligini cok keyifli ve estetik hale getirebilirsiniz.

Rengarenk ciceklerle susleyin. Cicekler benim icin evin olmazsa olmazlari. Yesilin en sevdigim renk olmasindan mi bilmiyorum, ama yemyesil bitkilerin evin cesitli yerlerinde olmasi beni muthis mutlu ediyor. Hele o orkideler ve menekseler de pembeli morlu ciceklerini acti mi, evde resmen renk bayrami oluyor.
koltuk-sali
Renkli battaniye ve ortuler kullanin. Duz renkli bir koltugun uzerine atacaginiz tezat renkte bir battaniye veya koltuk sali ile oturma alaniniza cok farkli bir hava verebilirsiniz. Beyaz bir koltuga pembe bir sal attiginizda yaratacaginiz havayi dusunsenize! Hem de uykunuz gelip biraz usumeye basladiginizda hemen uzerinize alabilirsiniz.
renkli-yastiklar
Kanepe ve yataginizi renkli yastiklarla renklendirin. Bu benim en sevdigim dekoratif objelerden olabilir. Cocuklugumda renkli yastik koleksiyonum bile vardi, o derece. Simdi evi cok doldurmamaya gayret ediyorum, ama birkac tane renkli veya cicili bicili yastik da eve renk katmak icin birebir.

Kapi kollari neden bos kalsin? Evin en az kullanimi olan parcalarini renklendirmek belki de en kolayi. Kapi kollarina takacagiz ufak susler duz renkli kapilariniza hareket katacaktir.
mumluklari-yerlestirmek
Renkli mumluklarla sehpalar bos kalmasin. Mumlar hem koku hem goruntu olarak her evde olmasi gereken aksesuarlar. Farkli boylar ve sekillerde olan mumlari bir tepsi icerisine veya rengarenek mumluklara da yerlestirebilirsiniz.
renkli-bardak-altliklari - orgu-bardak-altiklari -el-yapimi
Bardak altiklariniz parlasin. Sehpa ve masalarin uzerinde leke kalmasin diye cogumuz bardak altligi kullaniyoruz. Neden rengarenk olmasinlar ki? Benimkiler annemin eseri, sizler de eminim cesit cesit modellerini bulabilirsiniz.

Renkli fenerlerle aydinlatin. Kitapliginizi, calisma masanizin ustundeki raflari veya yatak odanizda bir aynayi renkli fenerlerle cerceveleyebilir, bambaska bir hava yaratabilirsiniz. Gece lambasi olarak kullanirsaniz da cok guzel los bir isik yakalayabilirsiniz.

March 1, 2015

Kahve Makinesi Onerisi Olan Parmak Kaldirsin!

  No comments    
categories: , , ,
Turk kahvesi yaninda cikolata + amigurumi oyuncak
Yeni plan ve projelere kafa yorup calisirken burayi cok ihmal ettigimin farkindayim. Kardesimin Turkiye'ye tasinmasiyla birlikte kafamizdaki planlari hayata gecirmek icin ilk adimlari attik, bir an once burada da anlatacagim gelismeler olmasi icin heyecandan yerimde duramiyorum!

Yogun gunlere ilac gibi gelmesi ve sporda harcadigim enerjiyi takviye etmesi sebebiyle bu aralar kahve, hayatimda belki de universite finallerinden beri ilk defa bu kadar buyuk onem kazandi. Gecen yil yaptirdigim gida intolerans testinde (testin faydasi/zarari bence tartisilir - merak edenlere ayrica bilgi verebilirim) kahveye yuksek derecede intoleransim ciktigini ogrendigimde dunya basima yikilmisti adeta. Bu kadar keyifle ictigim bir icecek nadirdir. Ustelik en en en sevdigim yiyeceklerden biri olan yesil elma, benim icin en cok kahvenin yanina yakisir. Nasil yaparim, nasil alisirim derken, yaklasik 7 ay kadar bir sure hic icmedim; kahvenin kokusunu icime cekip kendimi avuttum. Son birkac aydir bu mucizevi lezzet yeniden hayatimda (bir sorun yasamiyorum bence) ve 7 aylik kahve orucundan sonra cok daha fazla kiymetini bilerek iciyorum. 
Brew Artisan Coffee Eminonu Kahve
Evdeki filtre ve turk kahvesi makinalarinin disinda, bu ara cok daha fazla cesit kahveyi evde de yapacagimiz bir makina arayisindayiz. Sadece uretici markanin kapsullu kahvelerini kullanan makinalar ve daha komplike, kullanimina dair henuz hicbir fikrim olmayan makinalar var bir de piyasada. Siz bu makinalardan kullaniyor musunuz, tavsiye eder misiniz? Kapsulluyse lezzeti gercekten guzel olmali, degilse de kullanimi bulmaca gibi karmakarisik olmamali, cunku kullanmayi beceremezsek evde sus gibi beklemeye mahkum olur. 

Yaptigimiz kisa arastirmanin sonucunda asagidaki makinalari kesfettik, yorumlarini arastirmaya devam ederken aranizdan kullanan varsa onerileri duymak harika olur!

February 9, 2015

Mahallede Ne Var Ne Yok, Hepsi Yelp'te!

  No comments    
categories: , , ,
Yelp kesif - Istanbul Unveiled - Film Gosterimi - Cihangir Palas
Bilmedigim bir yerlere gidiyorsam, etrafta neler var, nerede ne yenir, ne icilir, bir ihtiyac oldugunda nerede market, kuafor, elektrikci vs. bulurum diye ilk yaptigim sey internette arama yapmak. Istanbul'a ilk tasindigimda bu bilgilere nasil ihtiyac duydugumu size anlatmam mumkun degil! Mahalleyi tanimiyorum, dukkanlari bilmiyorum; ofiste herkese sorular sorup duruyordum su nerede bu nerede, diye. Hal boyle olunca, ben bu bilgiye nasil ulasma ihtiyaci hissediyorsam, baskalari da hissediyordur diye dusunuyorum. Dolayisiyla, ben bir yerleri kesfediyorsam veya orayla ilgili soyleyecek birseyim varsa, baskalari da ihtiyaclari oldugunda faydalanabilsinler diye cesitli platformlarda yazmaya/anlatmaya ozen gosteriyorum. 

Daha yaygin olarak Turkiye'de bilinen, 2008 yilinda kurulan Mekanist (ki artik Mekanist Hintli bir firma olan Zomato tarafindan satin alindigi icin icin ismi degisecektir) ve 2011 yilinda Turkiye pazarina oyunlastirilmis sistemiyle hizli bir giris yapan Foursquare, mekan yorumlari yapabileceginiz, okuyabileceginiz, fotograf paylasabileceginiz ve check-in yapabileceginiz platformlar. Ben size, kendim yakin zamanda tanistigim bir platform ve topluluktan bahsedecegim: Yelp!
Yelp kesif - Burrito shop - meksika yemegi
Amerika'da kullaniminin ne kadar yaygin oldugunu bildigim ve kendim de yurtdisindayken kullandigim bu sistem, Turkiye pazarina 2012 sonunda girdi ve kendini, mahalledeki kucuk isletmelere kadar her yeri arsivleyen, tanitan ve destekleyen bir firma/uygulama olarak konumladi. Bu anlamda kendini bence diger platformlara gore biraz ayri tutuyor. Kullanmaya ve diger Yelp'cilerle tanisana kadar acikcasi digerlerinden veya internette yorum yapabilecegim herhangi bir baska adresten cok farki yoktu benim icin. Fakat Aralik'ta uye olduktan kisa bir sure sonra sayfayi kurcalarken bir etkinliklerine denk geldim. Bagdat Caddesi'nde, Burrito Shop diye daha once hic gormedigim bir yerde, Meksika Gecesi! "Enteresan, hadi gidip bir deneyelim" dedim, iki arkadasimi da kaptigim gibi hem tanismaya, hem de Turkiye'de cok iyi Meksika yemegi yapilmadigi icin merakla burritoyu test etmeye gittim. :) 

Cok keyifli gecen ilk etkinligin ardindan tanistigimiz arkadaslarla eklestik, bir sure online olarak irtibatta kaldik, derken, gecen hafta da gelen davete Baris'la birlikte, bu sefer nasil degisik bir aktivite planladi acaba Gulfem diye merakla gittik. :) Cihangir'de, benim bayildigim turden yuksek, oymali tavanli, koyu parke dosemeli guzel bir salonda, Serif Yenen'in yarattigi C.I.P (Cultural Interactions Point)'te, Istanbul Unveiled belgesinin gosterimine gittik. Istanbul'un yalnizca tarihi yerlerini gostermek yerine, bir takim kulturel veya Turkiye'ye ozgu aktiviteleri de deneyen (oryantal, baklava yapimi, hamam gibi) ve roportajlar yapan Amerikali bir turistin deneyimlerini iceren, eglenceli bir film. Istanbul'la ilgili gosterilecek cok daha fazla sey oldugu kesin, ama bir yandan da 1 saatlik film icin Istanbul cok uzun ve dolu bir sehir, o yuzden cok elestirel olmamaya calisiyorum. :) 

Lafi toparlayacak olursam, mahallenizi, sehrinizi tanimak, tanitmak, ayni zamanda yeni insanlarla tanismak, Yelp'cilerle kaynasmak icin siteyi ziyaret edip biraz gezinmenizi oneririm. Ozellikle yasadiginiz yerde yeniyseniz veya cok iyi bilmiyorsaniz oldukca yol gosterici olabilir. Benim kullanmaktan cok memnun oldugum ve tanidigima cok sevindigim insanlar oluyor her etkinlikte. Sizin neden olmasin? :)
Yelp'le kesif - Discovering with Yelp

February 4, 2015

Topu Topu 7 Nota Var, Kaç Ayrı Beste Yapılabilir Ki?

  No comments    
categories: , ,

Ilk kez bir konuk yazarim var bugun, muzige tutkun bir adamdan... Hic uzatmadan, sozu ona birakiyorum. 

Yukarıda okuduğunuz Serdar Ortaç ifadesi, Türkiye’de popüler müziğe olan bakışın kısa bir özeti de olsa, aslında sanat ile ilgili yüzyıllardır süre gelen 'sanat sanat için mi yapılır yoksa toplum için mi' sorusunu yeniden akıllara getiriyor.  Bu yazıyı detaylandırmadan önce neden bu konu hakkında yazmak istedim; kısaca açıklamak isterim.

Babamın satın aldığı ilk küçük Yamaha keyboard ile müzik hayatına başlayan bendeniz, lise yıllarında okul grubundan arkadaşlarla müzik yapmaya başladım.  Müzik konusundaki sezgilerimi ve “müzik kulağımı” yakından bilen başta ailem, Süheyla Hocam ve müzisyen arkadaşlarım sağolsunlar hiç bir zaman desteklerini esirgemediler. Öyle ki  lisede ekip içinde gitar çalmayı öğrendim, liselerarası müzik yarışmasına katıldık katılacağız derken kendimi Bostancı Gösteri Merkezi’nin sahnesinde 4000 kişilik kalabalığına çalarken gördüm. Yine bilenler bilir Ayvalık’ın güzelim Cunda’sındaki Dinazor Pub’da bir gece aniden mevcut müzisyenleri sahneden indirip 4 arkadaş oradaki kalabalığa müzik ziyafeti sunmuşluğumuz vardır.

Artık Özge dahil Shazam’a rakip olduğumu kabul ediyordur, yıllardır farklı türlerdeki müzikleri dinlemeye bayılıyorum. Müzikal evrimim yerli müzikle başladı, önce Bulutsuzluk Özlemi, Kargo, ardından bir süre Ege, Ata gibi müzisyenlerin Akdeniz tınıları, lise dönemimde Ortaçgil Kızılok, Erkan Oğur esintileri.  Üniversite’de Fransızca’ya sarınca Aznavour, Jacques Brel, ülkemizde de hayli bilinen Dany Brillant’lar. Hiç unutmam 2002’de Paris’e gittiğimde Guillaume bana Radiohead’in Paris konserinin CD’sini çekip hediye etmişti, acayip mutlu olmuştum. Anlayacağınız çeşitlilikte son nokta benimki!

Tüm bunları kendimce iyi müziğin tanımını vermek için yazıyorum.  Demet Akalın’lar yazın insanları oynatabilir, bir nevi transa geçirebilir ancak en büyük handikapları uzun soluklu olmamaları. Zaten kendileri ve dinleyicileri de bu durumun farkında ki her yaz yeni hitlerle Kral TV ve sahil partilerinde boy gösteriyorlar.

Bana sorarsanız iyi müzik Ortaçgil’in akustik gitarı çalma üslubundaki ince detaylar, Erkan Oğur’un perdesiz gitarıyla çaldığı makamlar, gecenin tam üçünde diyerek gece gece seni beni alıp götüren Kızılok şarkıları. Ancak müzikte detay da önemli. Örneğin karmaşık melodileri biraraya getirerek düzenli bir müzik üretebilen Radiohead, bence açık ara dünyanın ritm duygusu en yüksek müzisyenlerden oluşuyor. Zaten dünyanın en iyi grupları tarih boyunca genelde İngiltere’den çıkmış (Bkz.Rolling Stones, Queen).

Dünyada müziğin evrimine baktığımızda önceleri solistlerin yorumu önemliydi diye düşünüyorum. Sinatra, Andy Williams, Bennett; (Türkiye’deki yansımaları Erol Evgin, Ömür Göksel, Erol Büyükburç) big band ve sanatçının muhteşem uyumunu temsil etmiş. Bu yazıda değinmeyeceğim sosyolojik hareketlerdeki değişimlerle beraber özgürlüğü ifade eden Rock müziğin evrilmesi 60-80 arasına damga vurmuş (bizdeki en güzel örnek Barış Manço’dur diye düşünüyorum). Sonrası zaten malum ; tüm dünyada popüler müzik ve dijitalin önlenemez yükselişi.

Müzik’te trendler, kullanılan enstrümanlar eminim her zaman değişecek, ancak farklı türleri dinlemeyi siz de deneyin. Zaten iyi müzik sizi yakalar, ucundan mutlaka bir göz kırpar.

Sevgiler,
Barış

January 2, 2015

Havadan Sudan Yeni Yildan Filmlerden - 3 Mutlu Film Birden

  No comments    
categories: , ,
Harika dostlarla, adeta gulmekten yuz kaslarimizin gelistigi super bir sekilde girdik yeni yila. Evimizde, evli olarak ev sahipligi yaptigimiz ilk organizasyonumuz yilbasi yemegimiz oldu. Herkesin birseyler getirmesiyle, muhtesem bir sofra kuruldu, her yemekli organizasyondan sonra oldugu gibi iki partilik daha yemek artarak geceyi kapadik, buzdolabini saklama kaplariyla doldurup tasirdik. 

Yemek biter bitmez bulasik derdine dusulmesin diye bu defa kagit tabaklar ve plastik kadehler kullanmaya karar vermistik. Metro'dan alisveris yaparken Kullan-At bolumunden aldigimiz tabak ve kadehler hem cok kaliteliydi, hem de acaip pratik oldu, eger bir gun dusunurseniz aklinizda bulunsun diye yazayim istedim. Tesadufen de gecen gun KullanAtMarket diye bir siteye denk geldim. Yemek, parti, davet gibi organizasyonlarda gerekebilecek her turlu ivir zivir mevcut. Tam ve guzel bir sofra kurmak icin gerekli herseyi alip, masaortusu de eger kullanip atmaliksa, filmlerde oldugu gibi soyle kocaman bir top yapip oldugu gibi cope atip sifir bulasikla kocaman bir grubu bile agirlayabilirsiniz. Ihtiyac olmasi halinde, faydali bilgiler defterine not edilebilir. ;)

Bu aralar cok film izliyoruz, izlediklerimizden size de birkac oneride bulunayim istiyorum cunku cok guzeller! Asagidaki uc film de 'heart warming', 'uplifting' diye gecen, 'mod yukseltici', 'motive edici' ve 'mutlu' filmler bana gore. Gundemde yeterince entrika ve huzun oldugu icin, televizyonu olumlu seyler seyretmek icin kullanmayi daha cok tercih ediyorum. Hazir yepyeni bir yila girmisken biraz ilham ve tutku fena olmaz bence! 

The Hundred-Foot Journey: Helen Mirren, Om Puri ve Manish Dayal'in basrollerde oldugu, Hindistan'da ailecek restoran isletmeciligi yapan bir ailenin restoranlari bir gecede yanip hayatlarina yeniden baslamalari gerektiginde, baba ailesini toparlar ve cocuklarin tum itirazlarina ragmen Fransa'da muhtesem guzellikte bir kasabaya tasinirlar. Helen Mirren'in islettigi Michelin yildizli bir Fransiz restoraninin tam karsisina actiklari Hint restoraniyla birlikte hikaye baslar. Iki restoranin arasindaki rekabetin yani sira, ask, dostluk, yemek ve muhtesem gorsellerle dolu cok keyifli bir film. 
What If: Ruby Sparks'tan hatirlayacagimiz Zoe Kazan, bence cok basarili bir aktris ve senarist. Kendine ozgu bir tarzi olan, orjinal biri ve filmlerinden acaip keyif aliyorum. Filmin Toronto'da gecmesi, kalbimi calan bir baska faktor oldu. Zoe Kazan ve Harry Potter roluyle hafizamiza kazinan Daniel Radcliffe basrolde, birbirinin dilinden super anlayan, aralarinda muthis bir iletisim olan iki arkadasi canlandiriyorlar. En iyi arkadas ve sevgili olmanin arasindaki ince cizgideki iki kisiyi anlatan, Hollywood Rom-Com'larinin oldukca disinda ve tazeleyici bir hikaye. Ask ve arkadasliga dair derin konusmalarin, ince esprilerin gectigi bir film. 500 Days of Summer'i ve When Harry Met Sally'i bir nevi andiran, guncellenmis versiyonu denebilecek bir hikaye. 
Son olarak ise, Begin Again: Her filmine hayran kaldigim Marc Ruffalo, Keira Knightley ile super bir ikili olmus. Manhattan'da tutunmaya calisan, ayrildigi erkek arkadasindan (Adam Levine) sonra umutlarini kaybetmis Ingiliz besteci ve soz yazari genc bir kiz, arkadasinin israri uzerine gittikleri barda kendine ait bir sarki soyler. Aile ve isinde ise basarisiz bir yol izleyen ve motivasyonunu kaybetmis bir muzik yapimcisi (Mark Ruffalo) ise, kizi dinler dinlemez super bir isbirlikteligi icin kafasinda plani canlandirir ve ikna etmek icin aksiyona gecer. Hayatlarini muzige adamis iki insan, film boyunca harikalar yaratir, muhtesem bir album kaydederler. Muhtesem muzikleri ve bir ise tutkuyla asilma hikayesini en guzel sekilde birlestiren, acaip mod yukselten, super keyifli bir film. Izlemenizi ve soundtrack'ini dinlemenizi siddetle oneririm. 
Tekrar, harika bir yil ve guzel baslangiclar diliyorum herkese! Yeni ajandalar ve yeni kararlarimizla baslasin yeni seruvenler!