Cumartesi gunu, guc bela biten bir haftayi unutturmaya soz vermis gibi piril piril bir gunes ve sicacik bir havayla karsilayinca, okuldan sonra eve donmek olmazdi. Sabahtan yanima aldigim canon ae-1'im ve okuldan sonra bana katilan sevgiliyle kendimizi Eminonu'nden Karakoy'e dogru yollara vurduk. Uzundur gitmeyi planladigimiz Corlulu Ali Pasa Medresesi'nde, keyif ve huzur icinde handa nargilemizi ve Turk kahvemizi ictik, Hafiz Mustafa'dan lokumlarimizi, fotografcilardan cesit cesit filmlerimizi aldik. Saatlerce yuruduk, fotograflar cektik, gunesi batirdik ve Karakoy'e vardik. Balik pazarinda tezgahlari kollayan martilara selamimizi da verdikten sonra, adeta gizli sakli kalmis oldugunu dusundugum Akin Balik'a ulastik. Rezervasyon yaptirmayi akil edememis diger spontan insanlarin arkasina, uzun bir kuyruga eklendik.
April 15, 2013
April 3, 2013
GECIKMIS MUZIKAL KESIFLER
Ben bu sesleri nasil daha once kesfetmemisim bilmiyorum. Bahsettiklerim, Jehan Barbur ve Ceylan Ertem.
Gectigimiz gunlerde Bilgi Universitesi Mezunlar Dernegi'nin Hayata Dokun Dernegi ile ortak gerceklestirecegi etkinlik haberi mailima dustugunde Jehan Barbur'u ilk kez gordum saniyorum. Ayni hafta icinde hem onun, hem Ceylan Ertem'in ismine birkac defa rastladiktan sonra ancak kesfettim neleri kacirdigimi.
Dupduru sesler, mukemmel yorumlar, kulaklarimin pasini silen muzik. Uzun bir sure tekrar tekrar dinleyecegim kesin.
Ne mutlu bana ki, Nisan ayinda her ikisini de canli dinleyebilecegim. Ceylan Ertem'le 20 Nisan'da, Beyoglu Hayal Kahvesi'nde Sezen Aksu Tribute konserinde, Jehan Barbur'la ise 26 Nisan'da Bilgi Universitesi Kustepe Kampusu'nde bulusmak icin sabirsizlaniyorum.
Not: Bahar ve yaz boyu gitmek istedigim o kadar cok konser/etkinlik var ki, hangi birine gidecegimi sasirmis durumdayim. Kredi falan ceksem hepsine ancak giderim heralde.
March 25, 2013
YOU ARE MY WILD.
Gectigimiz gunlerde harika bir proje kesfettim. Cocuk sevgim git gide artarken, bir yandan da portre fotografciliginin ne kadar muhtesem birsey oldugunu dusunup duruyorum. 14 tane fotograficinin, her hafta, cocuklarini kendi gozlerinden anlatan bir fotograf paylasmasiyla harika bir portfolyo olusuyor. Fotograflar gercekten inanilmaz, imrenerek tekrar tekrar bakiyorum. Henuz kesfetmediyseniz paylasayim istedim.
March 18, 2013
CIRQUE DE SOLEIL - MJ
Aylarca dort gozle bekledikten sonra Cumartesi aksami Cirque de Soleil - Michael Jackson'i sonunda izledik! Oncesinde de iki farkli sov izlemis oldugum (Ama Luna ve Allegria) ve super yorumlar duydugum icin buyuk beklentilerle gitmistim ve beklentilerim kat kat fazlasiyla karsilandi.
Isiklar, kostumler, danslar, mesajlar ve tabii ki muzik. Tam anlamiyla, 2 saat boyunca bambaska bir dunyaya yolculuktu. Cirque de Soleil sovlarinin ozelligi olan ve danslariyla bir nevi narasyonu yapan, yonlendirici olan karakter her ciktiginda 'yine cikti lavuk' deyip kakirdayan adam kilikli eseklere, 2 saat boyunca nefes almadan ve osuruguyla arenanin havasini degistirmeye calisan gazmana ve hatta bangir bangir 'saygi', 'inanc', 'umut' gibi mesajlarla duygu seline donustukten sonra alan cikisinda omuz atan ayilara ragmen Michael Jackson muhtesemdi; iyi ki geldi!
March 17, 2013
MUHTESEM EV PIZZASI
NTV'de haftasonlari saat 13.00 civarinda Refika'nin Mucize Lezzetler'i, televizyonda izlemekten cok keyif aldigim programlardan birisi. Dun denk geldigim bolumde, sevgili Refika Birgul, ev pizzasi yapmis. Goruntu ve tarifin basitliginden etkilenip aksam yemegi ben de bu tarifi yapmaya karar verdim. Disaridan siparis edilen pizzalarda hem malzemelerin hepsi sizin kontrolunuzde olmuyor, hem de kaloriler ucsuz bucaksiz oluyor genelde. Hamurunda ve sosunda bolca yag ve seker oluyor. Evde yapinca tum kontrol sizde ve 10-15 dakika icinde pizza hazir! Ustelik disarida yediklerimizden cok daha guzel. En kisa zamanda farkli versiyonlarini da yapacagimiza suphem yok!
March 14, 2013
WRECK-IT RALPH
***Spoiler icerir***
Animasyonlari ve cizgi filmleri anormal seven biri olarak cikan cogu filmi izlerim. Favorimse uzun zamandir The Princess and The Frog ve How To Train A Dragon arasinda gidip geliyordu.
Ta ki gecen haftasonu Ankara'da kardesimle Wreck-It Ralph'i izleyene kadar! Biliyorsunuz gectigimiz ay Oskar'larda da `best animated feature` kategorisinde aday olarak gosterilmisti. Oskar Brave'e gitti ve onu henuz izleyemedigim icin yorum yapamiyorum; fakat Wreck-It Ralph benim uzun zamandir izledigim EN IYI animasyondu.
March 11, 2013
HASTAYDIM AMA...
Persembe aksamindan beri usutme mi grip mi ne oldugunu bilmedigim bir hastaligin pencesindeyim. Hala da tam olarak gecmis degil, ama su anda kendimi (en azindan dune gore) cok daha iyi hissediyorum. Etrafta herkes kirmizi burunlu, makyajsiz ve hasta. Bahara bu vaziyette geciyoruz galiba toplu olarak.
February 25, 2013
NE VAR NE YOK
Okulun baslamasiyla bloga yazma araliklarimin acilmasi bir oldu elbette. Tum bos vakitlarimi tiklim tikis doldurma huyum beni su siralar biraz yormaya basladi; bugun Duygu'nun dedigi gibi, yine denize cikip kurek cekesim var.
Mesguliyetler bir yana, neler var, neler yok:February 13, 2013
SEVGILILER GUNU'NE DOGRU...
Bugun yanlislikla (!) facebookta post edilmis olan bu videoyu izlemis bulundum.
Hufff.
Ne demeli bilmiyorum.
Siz kendiniz bir yorum yaparsiniz eminim =)
February 7, 2013
DIY : Taç
Annem buradayken Tahtakale'ye gidip ivir zivir birsuru sey toplamistik. Sekil sekil keceler, boncuklar, ipler ve taslari gorunce resmen buyulendik. Eminonu'nun haftasonu kalabaligi disinda super eglenceliydi, tekrar tekrar gidecegime eminim. Asagidakiler de topladigim malzemelerden bir kismi. Yalnizca dort parcayla ve 10 dakikada yeni tacim hazir! Bir magazada gorseydim buyuk olasilikla fiyati 30 TL gibi birsey olurdu benzer bir tacin (benimki sanirim 3te 1i kadar ancak tutmustur); evde yapmak gibisi yok :)
Subscribe to:
Posts (Atom)













