December 5, 2014

Calisirken MBA Yapmak Uzerine ve Turkiye'de MBA Programlari




Uzun mucadeleler sonucunda bitirdigimiz lisenin ardindan belki cok isteyerek, belki de istemeyerek ama puanimizla tutturabildigimiz bolumlerde universiteye giriyoruz. Ilk birkac ay, belki bir yilini liseden ve sinav bombardimanindan cikmanin gevsekligiyle laylaylom gecirdikten sonra, lisenin zorlugunu hayli hayli unutturacak agirlik ve yogunlukta bir dort sene basliyor. Ha gayret diyerek gecen yillarin sonunda diplomayi aliyoruz, mezun oluyoruz. Derken, is hayatina adim atmamiz gerektigini anlayinca universiteyi bitirmenin mutluluk ve ozgurlugu de buhar olup ucuyor ve kendimizi hayatimizdaki en cileli ve gicik donemde buluyoruz. Rekabetin hat safhada oldugu, yasam kosullarinin hep daha yuksek bir gelir icin baski yaptigi is dunyasinda ise biraz daha one gecmek icin, veya kendimizi, eksik oldugumuzu dusundugumuz alanlarda gelistirmek icin ozel uzmanlik programlari veya yuksek lisans programlarina bu sefer odagimizi ceviriyoruz. MBA programi, ozellikle lisans derecesi isletme degilken kendini bu alanda calisirken bulan, kendi isini kurmayi isteyen veya yonetici adayi kisiler icin oldukca faydali bir program. 


MBA, yani Master in Business Administration veya Turkce'siyle Isletme Yuksek Lisansi programi, su anda Turkiye'de pek cok universitenin sundugu bir program. MBA'in Turkiye'deki gecmisi, ABD ile kiyaslandiginda cok yeni olmakla birlikte, oldukca guclu kadrolar ve imkanlarla bu programi sunan universiteler arasinda Koc, Sabanci, Bilkent, ODTU, Bogazici, Bilgi, Bahcesehir, Ozyegin ve daha pek universite bulunuyor. MBA ile birlikte, Executive MBA programi olanlar da mevcut - ki bu program, is hayatinda ortalama 8-10 yil tecrube edinmis ve yonetsel gorevler ustlenmis profesyonellere hitab ediyor. 

Tum universitelerin programlari hakkinda detayli bir bilgiye elbette sahip degilim, ancak kendi MBA tecrubemle ilgili bir takim noktalari aktarmak istiyorum. Bir katalog niteliginde bilgi sunamayacak olsam da, en azindan konuyla ilgili arastirmanizdan once fikir edinmis olabilirsiniz. :) 
2012'de, is hayatinda ikinci yilimda ve halen calisiyorken MBA yapmaya karar verip arastirmaya basladigimda, okuyup ogrendiklerim sonucunda listeme, (aralarinda bir oncelik yapmaksizin) yalnizca 4 universiteyi almistim (hepsi de Istanbul): Sabanci, Koc, Bilgi ve Bogazici. Sabanci grubunda calisiyor olmam dolayisiyla en yakin o gorunuyordu, ustelik konum olarak da digerlerine nazaran daha mantikliydi (Istanbul'da trafik sebebiyle okulun rankingiyle birlikte konumu da malesef cok onem kazaniyor). Yukaridaki secenekler arasindan Koc ve Sabanci'nin MBA programlari 2 yil sureli ve full-time ve hatta stajli olmasi sebebiyle malesef elemek zorunda kalmistim. MBA programi, calisan insanlarin tercih etmesi ve belli bir surelik is tecrubesinin olmasini gerektiren bir programken, Turkiye'de malesef lisansin devami olarak goruluyor. Universiteyi bitirdikten sonra is hayatina atilmadan CV'ye eklenecek daha yuksek dereceli bir diploma bir nevi. Eger calisiyorsaniz ve benim gibi full time bir programa giremeyecekseniz, Executive MBA'i oneriyorlar, ancak bu programda da yas grubu ve kidem yukarida bahsettigim sekilde yuksek ve birkac yillik is tecrubesi olan bir aday icin uygun olmadigini dusunuyorum. Zira, yurtdisinda bu programa dahil olan kisiler buyuk kurumlarin ust duzey yoneticileri, is sahipleri, vs.  

Bogazici Universitesi'nde ise 3 donemlik, ilk donemi full time olup ikinci donem sonrasinda calismaya musade eden bir program yogunlugu var. Bogazici'nin reputasyonunun yaninda, akademik kadrosunun guclu olusu ve degisim programlarindaki okul listesi etkileyici. Bogazici'ne yaptigim basvuruda, TOEFL istemeleri noktasinda tikanmis ve basvurumu yarida kesmistim. Ilkogretim ve lisemin yabanci bir okuldan olmasi bir yana, universite diplomamin da Kanada'dan ve Ingilizce olmasi birsey degistirmedi; universitenin prosedurune takilmaktan kurtulamadi. Acikcasi durduk yere yuz kusur dolar verip, ana dilim gibi olan Ingilizce icin tekrar bir sinava girmek inanilmaz sacma geldi ve devam etmemeyi tercih ettim. 

Bilgi Universitesi'ne gelecek olursam, yurtdisindaki universitelerin sistemine en yakin olmasi, acik kampus (sadece fikirsel duzeyde bile cok onemsedigim birsey) ve rahat bir okul olmasi(proseduru az, hocalari takintili degil, ogrenci isleri muthis), MBA kadrosunun sektorun uzmanlarindan olusmasi ve son olarak da calisan kisilere yonelik bir program sunmasi benim icin en dogru secim oldugunu gosterdi. Iki yil icerisinde her donem 4 ders alarak, haftada 4 aksam 19.00-21.00/22.00 arasi okulda gecirerek ve Kozyatagi/Maltepe - Sutluce arasi mekik dokuyarak programi tamamladim. Gectigimiz Haziran'da dersleri bitirdikten sonra ise bu donem de bitirme projesini teslim etmek icin gun sayiyorum! Tum gunu ofiste geciren bir insan icin isten cikip eve gitmek, ayaklarini uzatarak kanepeye yayilmak veya disarda arkadaslarla sosyallesmek varken, her aksam derse gitmek ve haftasonlari odev yaparak, sinavlara hazirlanarak gecirmek gercekten bir eziyet olabiliyor, MBA'e karar verirken bunlari goz onunde bulundurmak sart! Isyan ettigim zamanlar olmadi degil, ama ben ogrencilikten cok keyif aldigim ve kampusu cok sevdigim icin cogunlukla okula cok keyif ve mutlulukla gittim. 

Programin kazanimlarindan da ozetle bahsedelim: ben kendi universite tecrubemle kiyasladigim icin, Bilgi'deki MBA programi bana fazla rahat geldi acikcasi. Dersler ve odevler, sizin kendinizi zorladiginiz kadar zor. Yani ne demek istiyorum? Siz programdan ne kadar cok sey ogrenmek istiyorsaniz, ne kadar kendinizi zorlayip gelistirmek istiyorsaniz o kadar ogreniyorsunuz. Yoklama veya hocalarin kit notlar vermesi gibi bir durum pek yok. Dolayisiyla uzerinizde cok baski hissetmiyorsunuz (tabii bu yine goreceli bir kavram - belki ben cok hissetmedim universitemle kiyasladigim icin ama kimileri hissetmistir). Nitekim bir cok kisi de yalnizca dersleri gecmeye bakiyor, cok yuksek not ortalamalari pesinde degiller. Bunu soylemisken, eger gercekten isteyerek programi yapar ve aktif olarak katilimda bulunursaniz, o kadar faydasi oluyor. Ozellikle de en basta soyledigim gibi, ana dali isletme olmayanlar icin. Universitenin MBA programi kapsaminda sundugu baska olanaklardan da bahsetmek isterdim, ancak Bilgi'de malesef benim donemimde boyle birsey olmadi. Harika konusmacilarin konuk olarak gelmesinden oteye pek gidilmedi. Uzulerek soyluyorum ki, sirketler ve ogrenciler arasinda networking etkinlikleri, uluslararasi birtakim firsatlar, konferanslar veya en azindan guclu bir alumni grubu gibi beklentileriniz olmamali (en azindan henuz yok). 

Son notlar: Ortalamada 15.000-30.000 TL arasi bir ucreti (calisiyorsaniz, sirketiniz belli bir kismini veya sansliysaniz tamamini karsilayabilir) ve 2 yillik bir sureci gozden cikarmak gerekiyor. Bir de kesinlikle dikkate alinmasi gereken sey: en azindan birkac yillik is deneyiminden sonra MBA yapilmali, cunku okulda ogrenilenler gercekten o zaman anlam kazaniyor ve uygulanabiliyor. Lisanstan sonra ara vermeden MBA yapmak ise bana gore tamamen yanlis. :)

Yine istedigimden cok daha uzun bir yazi oldu ama MBA programini dusunup nereden baslayacagini bilemeyenler ve biraz fikir edinmek isteyenler icin yardimci olabilecegini dusundugum noktalari yazmaya calistim. 

0 comments:

Post a Comment