April 30, 2012

POLONEZKÖY

  4 comments    
categories: 

Polonezkoy cok guzel bir yermis. 
Istanbul cevresindeki yesil ve dogal alan kesiflerimin ilki Polonezkoy oldu! Stella'nin pansiyon/cafe/restoran/bahcesinde gecirdigimiz gun hem cok dinlendirici, hem de keyifli ve aktif oldu. Kendin pisir kendin ye olan restoranin bahcesi muhtesem, yogurtu cok lezzetli, servisi fena degil, fiyatlari biraz yuksek (6 kisi - kisi basi 70 tl) tuvaletleri tertemiz, eski araba koleksiyonu hos :)
Yeniden gidilmek uzere listeme not edildi!







{incirli polonya keki}


April 24, 2012

SALI LİSTESİ

  2 comments    
categories: 
{tarcin serpilmis kivi, yogurt ve tarcinli karanfilli cay}
1. 23 Nisan cocuk bayrami oldugu icin degil ama, tatil oldugu icin cocuklar kadar mutluydum.
2. Tchibo'nun Privat Kaffe serisinden African Blue kahvesi bu aralar favorim.
3. Refika'nin Mutfagi'ndan ogrendigim ozlenmis incirli et tarifini ilk firsatta deniyorum.
4. Sizin babaniz bu kadar yaratici mi? Angry birds'lu muhtesem!
5. Boyle bir yolda araba kullanmak ister miydiniz? Araba tutma olasigina ragmen, evet!
6. Hayallerimi bunun gibi yemekler suslerken, nasil kilo verecegim konusunda kafam cok karisik :/
7. Soyle bir balkonum olmasi icin, nereye tasinmaliyim acaba?
8. Modern Family kadar eglenceli bir dizi daha var mi? Her ailede bir tane Phil ve Luke olmali.
9. Hahahhahahha, DOGRU.
10. Nasil mi yemek yiyelim? Gemma Correll'dan yemek adabini anlatan harika cizimler.

April 22, 2012

HAFTASONU KEŞİFLERİ

  No comments    
categories: ,

23 Nisan sayesinde uc gune cikan haftasonunun ne kadar muhtesem oldugunu, tam olarak su saatlerde daha fazla hissetmekteyim! Bugunun pazar aksami olmasi, buna ragmen yarin ise gitmeyecek olmak... TA-RIF-SIZ!

Bu haftasonu neleri ve nereleri kesfettik? 

*Kurek kas yaparak kilo aldiran bir spormus; ne kadar keyifli olsa da, kilo almamasi gereken benim icin oldukca kotu bir gelisme oldu bu.



*Kadikoy Serasker Caddesi'nde Piraye Restaurant. Kadikoy'de gizli sakli cok cesit yer var, Piraye de bana gore o gizli olanlardan! Sehir firsatindan kahvalti kuponunu gorene kadar kimseden duymadigim harika bir yer. Websitesinden, 'Tasplak Meyhanesi'ne Giris" kismina girdiginizde menuyu ve galerideki fotograflari gorebilirsiniz. Harika bir bahcesi, guzel bir dekoru, ses seviyesi ideal ayarlanmis, ozenle secilmis nostaljik parcalari, leziz ve cesitli mezeleri, butceyi sarsmayan fiyatlari ve harika servisiyle, sik sik gidecegimiz mekanlar arasina girdi! Bir gun de bahcesinde kahvaltiya gitmek icin kendime not aldim!


*Cek Cumhuriyetli Queenie grubunun dun aksam Hayal Kahvesi Bistro'da verdigi Queen tribute konseri sayesinde kesfettigimiz mekan da artik favorilerimiz arasinda! Muzik secimlerini muhtesem buldugumuz mekan, eger Asmali civarinda olsaydi, buyuk ihtimalle kalabaliktan iceri adim atilamayacak halde olurdu. Tikis tikis kalabaliktansa, su anki yeri ve haliyle cok daha fazla sevdik. Queenie grubuna da ayrica hayran kaldik, muhtesem bir konserdi!


*Bozulan fotograf makinami Eminonu'deki servise goturdukten sonra, meydandaki Beceren Koftecisi'ni denemeye karar verdik ve bu haftasonunun ucuncu akilda kalici yeri de o oldu! Ramiz'den cok daha iyi odugunu dusunduk acikcasi. Hemen bitisigindeki Ruya veya Hayal isimli kafeden de siparis verdigimiz komur atesinde pisen ve pirinc kaplarda servis edilen Turk kahveleri de mis gibiydi! Tavsiye edilir!


*Tam tahilli kizarmis ekmegin uzerine fistik ezmesi, dilimlenmis cilek ve cileklerin arasinda gezdirilmis bal, muhtesem bir lezzet uclusu!!! (Fistik ezmesinin uzerine azicik nutella da surerseniz o daha da dehset oluyor!)

Ulusal egemenlik ve cocuk bayramimiz kutlu olsun!
Herkese iyi tatiller!

April 15, 2012

KURU MEYVELİ ENERJİ DOLU MUFFİN'LER

  3 comments    
categories: 
Bugunki kürek antremanı için hazırladığım bol enerjili muffinler, en sevdiğim malzemelerle doluydu. Her ne kadar söz konusu olan şey kek oldugunda cok seçiçi olmasam da, icinde kuru meyve, sebze ve fındık, ceviz gibi şeyler olanları çok daha fazla seviyorum sanırım. Yapılışı normal bir keke göre daha uzun sürse de, muffinlerin süper lezzetli ve doyurucu olduğunu söylemeliyim! 

Gerekli malzemeler:
*2 1/4 cup kendinden kabaran un (ben Doygun'un tam buğday ununu kullandım ve ayrıca kabartma tozu kullanmadım, problem olmadı. Fakat dilerseniz 1 tatli kaşığı kadar kullanabilirsiniz: ben bir sonraki yaptığımda kullanmayı düşünüyorum.)
*1 cup yoğurt
*3/4 cup yulaf ezmesi
*12 adet hurma
*115 gram kadar tereyağı
*3/4 cup ceviz
*1 orta boy havuç
*1/2 cup sarı üzüm (sultaniye)
*2 buyuk yumurta
*1 tatli kaşığı tarçın
*1/2 cup karışık çekirdek içi (ben file findik kullandim)
*1/2 cup kahverengi şeker
*tuz

Cup ölçüleriniz yoksa, 1 cup = 1 dolu su bardağı olarak alabilirsiniz. Veya su websitesinden de ölçülere bakabilirsiniz.

Yapilisi:
 Bir kabın içinde, birer yemek kaşığı şeker, yulaf, bıçakla küçülttüğünüz ceviz ve file bademden koyup elinizle karıştırın. Bu kısım, muffinlerin üzerine serpilmek için kullanılacak. 

Büyükce bir diğer kabın içerisinde, unu, kalan şekeri, yulafı, küçültülmüş cevizleri, üzümleri, file bademleri, tarçını, bir çimdik tuzu ve bıçakla küçük parçalara kestiğiniz hurmaları hafifce karıştırın.

Tereyağını küçük bir kapta eritin ve önce iki yumurta ile iyice karıştırın. Yoğurtu da ekleyip, çatal yardımıyla iyice karışmalarını sağlayın. 

Kuru malzemelerinizin olduğu kabın içine havucu rendeleyin. Son olarak da, yağ, yumurta ve yoğurtlu karışımı dökün ve tüm malzemeleri karıştırın. Fazla karıştırmamaya özen gosterin, hazır olduğunda hala hafif unlu görünüyor olabilir. 

Iki kaşık yardımıyla kağıt muffin kaplarının içine kek karışımınızı doldurun. Üzerine, en başta hazırladığınız üst malzemeden serpiştirin ve önceden 200 derecede ısıttığınız fırına verin. Toplam pişme süresi 20 dakika alıyor. Kabarık ve üstleri altın sarısı olduğunda kürdan testi yaparak emin olabilirsiniz. 

Afiyet olsun!






April 11, 2012

İstanbul'da Ucuz Mobilya Ariyorum!

  No comments    
categories: ,

Epeydir, evime almak istediğim bir takım mobilyalar var.

Mobilya ihtiyacındaki boşluğu hızlı ve uygun fiyatlara (çoğunlukla) kapatabileceğiniz, ilk akla gelen seçenek olan IKEA, arayışlarıma malesef cevap vermedi, hayal ettiğim gibi parçaları orada bulamadım. Ümraniye'deki MODOKO'yu da gezdikten sonra - ki çok yorucu bir yer: ilk gezdiğiniz dükkanı, "diğer yerlerde ne varmış bir göreyim" diye gezerken, bir de bakmışsınız unutmuşsunuz; haydi yeni baştan - ihtiyacımı oradan da karşılayamayacağımı anladım.

Aslında aradığım şeyler çok basit: Düz, sade, ahşap bir masa, yine ahşap, sırt kısmı hasır veya ahşap modelli sandalyeler ve ahşap şifonyer ve komodinler. İstediğim ise, bunları ikinci el veya ucuz fiyatlara alıp, kendim renove etmek, istediğim renklerde boyamak.

Araştırmalarım sonucunda, spotçular veya bit pazarlarına bakmam gerektiğini gördüm. Eskiden Kadıköy'de kurulan ve çokca övülen bit pazarı bir süre önce kaldırılmış, Samandıra'ya taşınmış. Ne yazık ki, oraya gitmem çok zor görünüyor. Spotçular konusunda da, nereden başlayacağımı henüz bilmiyorum, şimdilik yalnızca Üsküdar'da birkaç spotçu olduğunu biliyorum, bu haftasonu gidip onlara bir göz atacağım.

Bana önerebileceğiniz spotçu veya bit pazarı gibi yerler var mıdır? İstanbul'da nerelerde uygun fiyatlı mobilyalar ve ev aksesuarları bulabilirim?

Onlarca DIY ("Kendin Yap") projesini adım adım anlattığı, süper bir blogu olan Centsational Girl'den birkaç örnek fotoğraf :

tables before staining
b and a2

April 10, 2012

NELER VAR, NELER YOK?

  No comments    
categories: 
Gectigimiz haftanin ikinci yarisini Trakya Bolgesi'nde gecirmis olmam ve haftasonu da ailemi Istanbul'da misafir etmekte oldugum icin, istemsiz de olsa, bir mesafe girdi aramiza blog. Olsun, arayi kapatmak kolay. Ailemi cok ozlemistim, gelmeleri harika oldu. Sansimizdan haftasonu hava muhtesemdi, boylelikle kisa pantolon ve corapsiz giyilen babet mevsimine bu haftasonu itibariyle gecmis bulundum! (Tahtaya vuracaktim, ama bahar mevsiminin dengesizligi dun gece itibariyle yeniden yuzunu gosterdi. Lanet olsun!)

Neler oldu?
1) Sonunda yeniden bir gardenyam oldu - hatta bugun ilk cicegini acti; evim muhtesem kokuyor!
2) Ikea'da istedigim gibi bir calisma masasi olmadigini ogrendim = yeni mobilya/spotcular ogrenmem lazim.
3) 750 km kadar yol yapilan Trakya seyahati, sonrasinda ise haftasonu cekilen Istanbul trafigi dolayisiyla, bir sure herhangi bir araca binmeyi reddediyorum.
4) Annemin Ankara'da yapip getirdigi kocaman kekin neredeyse tamamini yemis bulunuyorum! Aman Allah'im!!!


Nelere karar verdim:
1) Abur cubur yemeyi ve mumkunse sekeri (en azindan bir sure) kesmeye;
2) Photoshop kullanmayi bir an evvel ogrenmem gerektigine;
3) Zaman yonetimi ile ilgili bilgilenmeye.

Neyi sevdim:

{Hakli; verin bize pirlantalarimizi. Hemen.}

Iyi haftalar!



April 2, 2012

IPHONE GÜNLÜKLERİ

  No comments    
categories: 
{Cuma akşamı huzuru}
                      

{Pazar öğleden sonrası, Yerfıstığı'nda, tam zevkime göre yapılmış bir Cosmopolitan'la haftasonunu ağır ağır uğurlamak}

{Mügemmel'in blogu sayesinde varlığını öğrendiğim Yummy Cupcakes'e gittik dün. Caddebostan'da, Haldun Taner Sokak'ta, CKM'nin tam karşısında, oldukça sevimli bir dükkan. Aslında bir Los Angeles markasıyken, 3 ay önce İstanbul'da da bir şube açmışlar. Bir defa ürünlerin hepsi, görsel olarak gerçekten göz doyurucular. Deneme amaçlı aldığımız 4 cupcake'ten frambuazlı ve hindistancevizlinin yarısını ben yedim. Muzluyu Can, Red Velvet olanı da Duygu'ya verdim. Herkesin kilosuna katkım olmalı. :) Hindistancevizli olan gerçekten bambaşka birşeydi (üst sıra- sağdaki), yeniden gidip ondan alırım mesela; diğerlerini canım anormal çekmezse almam - zaten çok büyük bir cupcake fanatiği de sayılmam. :)
Fakat tanesinin 8,5 TL olması çok yüksek geldi, Türk pazarında, bizim fikrimize göre bir cupcake'in değeri en fazla 5-6 TL civarında olmalı. Bu da kapanış notu.}

March 30, 2012

HAFTASONUNA DOĞRU...

  3 comments    
categories: 
Havanın çirkinliği ve az önceki gök gürültülerine aldırmadan, haftasonu planlarını kafamda yapmaya devam!

Neler var listede? 

*Kürek antremanı (Allahım n'olur, bu antreman biraz daha az yorucu olsun, günün geri kalanında da elimi ayağımı kullanabileyim)
*Hem evime, hem ofisime saksı çiçekleri almak (Eve gardenya istiyorum, geçen sene baharda almıştım, muhteşem bir çiçek - yeniden almam gerekiyor, çünkü geçen yılkini öldürdüm. Bu sene daha iyi bir performans bekliyorum kendimden.)



*Bolca kitap ve dergi okumak
*Sinemaya gitmek
*Evde bahar temizliği - kışlıklar bazalara!!
*Dinlenmek, dinlenmek, dinlenmek!

Herkese harika haftasonları!! 

31. İstanbul Film Festivali bu akşam başlıyor! Törende açılış filmi olarak başrolünde Rachel Weise’ın oynadığı Davies’in son filmi ‘Aşkın Karanlık Yüzü’ gösterilecek. 
Umuyorum festival filmlerinden en az ikisini izleme fırsatım olur!
15 Nisan'a kadar devam edecek olan festivali, Festival Böceği üzerinden takip edebilirsiniz:

March 29, 2012

NELER VAR, NELER YOK?

  No comments    
categories: 
Kendim bile takibini yapamadığım hızlı bir tempodan sonra, bugün itibariyle biraz daha oturaklı (en azından bir süreliğine) ve sakin hayatıma geri dönüyorum. Baharın dinginliğini ve tazeliğini üzerimde hissetmek, enerjiyle dolmak, planladığım işleri tamamlamak, yenilemek ve yenilenmek hayalleriyle haftasonunu iple çekiyorum şimdiden.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü'ydü, bunu bir hatırlatalım önce. Tiyatro günü, tiyatro haftasına uzatılarak, İstanbul'da pek çok tiyatroda hafta boyunca her gün oyunlar oldu (hatta yanılmıyorsam 27 Mart gününde ücretsiz gerçekleşti) ve haftasonuna kadar da devam ediyor, bilgilerinize.

31 Mart Cumartesi günü, 20.30-21.30 arasında, her yıl yapılan "Dünya Saati" uygulaması/katılımı gerçekleşecek. Nedir "Dünya Saati"? Avustralya'da 2 milyondan fazla insan ve 4000'den fazla kurum, iklim değişikliğiyle mücadeleye dikkat çekmek için sembolik bir hareket başlattı. Işıkların bir saatliğine kapanmasıyla başlayan Dünya Saati bir yıl sonra, 35 ülkede 50 milyondan fazla insanın katıldığı küresel bir hareket haline geldi.

Ben ilk kez bu sene katılıyor olacağım, sizleri de bekleriz! Işıkları kapayıp bir saatliğine kendimize yapacak farklı ve eğlenceli şeyler bulmak hiç zor değil. Mesela mum ışığında sevgiliyle scrabble oynamak! Satın alıp da bir türlü oyunun paketini açmaya bile fırsat bulamadığım için, çok kafama yattı şu anda :)

Dünya Saati ile ilgili detaylı bilgi için: http://dunyasaati.wwf.org.tr/earthhour.html


March 21, 2012

MAHALLENİN ÇOCUKLARI

  2 comments    
categories: 

Hala sokaklarda top oynama, mahalleli cocuklara satasma ve etrafta amacsizca kosusturma hislerine sahipken, elimde bilgisayar cantasi, uzerimde kumas pantolon ve topuklu ayakkabilarla, baska cocuklarin oyun oynadigi yollardan eve yurumek cok ilginc. Bugun eve donerken tam olarak hissettigim buydu; sanki cocuklugumu bastirmam gerekiyormus gibi. Bastirmam gerekiyormus diyorum, cunku buyudugum gercegini de cok net olarak kabul edemiyorum. =)

Galiba guzel bahar mevsiminin ve piril piril parlayan gunesin etkisi bu.
Haftasonunu iple cekiyorum, birazla sokaklarda kosturmak iyi gelebilir! :)